„Sorumluluk alıp stresi yenme“

Prof. Dr. Martin Pinquart, Marburg

Özet

Kendi hayatını belirleme, hayatın getirdiği zorlukların üstesinden gelebilmek (yeterlilik) ve sosyal entegrasyon insanın temel ihtiyaçları arasında yer alır. Kendi hayatını kendisi belirleme ve mevcut yeteneklerini geliştirme isteğini daha 3 ila 6 yaş arası çocuklarda bile görürüz, her şeyi kendileri yapmak isterler ve bundan da büyük bir keyif alırlar. Kendi kararını vermek, yeterlilik ve sosyal entegrasyon aktif bir hayat sürmenin önemli koşulları arasında yer alır.

Prof. Dr. Rainer K. Silbereisen, Jena

Kendi hayatını belirlemek nedir?

Bu kavram,

  • insanın ne yapacağı, neyi yapmak veya yapmamak arasında tercih hakkına sahip olması,
  • dışarıdan bir güdü gelmeden aktif hale gelmesi (girişim) ve
  • yaptığı iş için sosyal çevresinden takdir görmesi ile bağlantılıdır.

Burada çocuk yaptığı işin verdiği keyif, ilgi ve içinde hissettiği sevinç ile harekete geçer ve başkasının vereceği ödül veya yapacağı baskıdan dolayı değil.

Çocukların yapacağı faaliyeti teşvik etmenin en iyi yolu bu işten keyif almalarını sağlamak ve bu faaliyeti istemeden yapmalarını önlemekten geçer. Çocuklar, eğer

  • bu işle ilgilenmez veya çok düşük oranda ilgilenirlerse (istemiyorum),
  • kendilerinin bunu beceremeyeceklerini düsünürlerse (ben yapamam) ve/veya
  • istenen sonuca ulaşılabileceğinden emin olamazlarsa (bunu zaten kimse başaramaz), o işe hiç başlamazlar, o işi isteksiz

yaparlar veya en azından sebat göstermezler.

Dr. Karina Weichold, Jena

Anne ve babalar çoğu zaman kızları veya oğulları hiçbir şey ile ilgilenmedikleri veya boş vakitlerini televizyon koltuğunda bir şey yapmadan geçirdikleri zaman, çocuklarının faaliyet düzeyini nasıl arttırabilecekleri sorusu ile karşı karşıya kalırlar. Aktif hale gelmek, motivasyon eksikliğinden başlayıp dışarıdan gelen motivasyona buradan da içeriden dışarı doğru taşan motivasyona uzanan bir model bazında rahatlıkla ortaya konabilir.

Esas itibarı ile anne ve babaların çocukların faaliyetlerini artırmalarının çeşitli yolları düşünülebilir. Çocuk kendi içinden gelerek faaliyet göstermediğinde, anne ve babalar bir taraftan onu belirli bir faaliyete yönlendirmeyi (örneğin bir spor derneğine kayıt ettirmeyi) ve bu şekilde dış uyaranlarla bunu teşvik etmeyi düşünebilirler. Örneğin çocuğa bir ödül vaadinde bulunabilir (örneğin övgü veya finansla teşvik) veya çocuk buna katılmadığı zaman olumsuz sonuçları (örneğin evden çıkmama cezası veya harçlık vermeme gibi) ortaya koyabilirler. Burada gösterilecek faaliyet dışarıdan motive edilmektedir. Ancak bunun olumsuz tarafı çocuğun sadece ödül veya ceza devam ettiği sürece bunu yapması ve aynı ödül ve cezanın uzun vadede çocuğun yaşının büyümesine paralel olarak etkisini yitirmesidir.

İkinci yol ise çocukta aktif olmanın kendisi için niye iyi olduğu görüşünü uyandırmaktır. Örneğin bunun sağlığı ve dış görünüşü açısından sağladığı faydaları ve bu sayede kendi yaşıtları arasında kazandıracağı imajı ortaya koymaktır. Burada yine davranış ve bu davranışın dışarıdan gelen sonuçları ile güdülenmektedir, ancak yine de çok daha fazla istikrar sağlanabilmektedir. Üçüncü yol ise anne ve baba olarak çocuğunuzu yararlı bulduğunuz faaliyetleri yapmaya yönlendirmek yerine çocuk ile birlikte kendisine heyecan veren, yani bunları yapmanın çocuğun içerisinden geldiği faaliyetleri bulmaktır. Burada tabii önemli olan çok sayıda faaliyetin minimum düzeyde de olsa, bedensel faaliyet ile bağlantılı olması ve televizyon önünde oturup dinlenme ile sınırlı kalmamasıdır. Bu durumda gösterilen faaliyetin vücut ağırlığı ve genel hatları itibarı ile insan sağlığı açısından olumlu sonuçları bir yan ürün haline gelir ve çocuğun bu faaliyetten aldığı haz ön plana çıkar. Tabii burada insanın yapmak istediğini kendisinin tayin etmesi duygusu tatmin bulduğu için bu tür faaliyetleri teşvik yöntemi tercih edilmelidir, diğer yandan harici ödüllendirme ve cezalandırma ise en az önerilen yoldur.

Movies